Crid Architects | Anakronistik Kent
750
portfolio_page-template-default,single,single-portfolio_page,postid-750,locale-en-us,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-3.7,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0.1,vc_responsive

Anakronistik Kent

 

KENT SİLÜETİ / MORFOLOJİSİ DEĞİŞİMİ

 

Yeni ve dönüşüme uğramış bu sektörler, böyle bir gelecek projeksiyonu çerçevesinde toplumsal anlamda birleştirici mekansallaşmalar / örgütlenmeler oluştururlar.

Ekonomik modelin yön değiştirmesi ile şehirlere kırsaldan ve taşradan yoğun göçler oluyor. İlçeler büzüşürken, şehirlerde bölgesel yığılmalar oluyor. Yıllar içinde gelişen kentleşme ve yapılaşmanın sonucu olarak kent yeni sosyal merkezlere ihtiyaç duyuyor.

Yeni kentsel ekolojiler su krizinin yol açtığı ihtiyaçlarla şekillenen mekanlar üzerinden tanımlanıyor. Bu mekanlar alt yapısal faaliyetler gösterebilirken aynı zamanda hem halkın ortak kullanımına açık sosyal merkezler, hem de içerisinde tarımsal faaliyetlerin gerçekleştiği üretim alanları haline geliyorlar.

Bu amfibik mekanlar su seviyesinin yükselmesi ile birlikte denizin yaklaşık bir bir buçuk metre altında kalan kıyı bölgelerinin üzerinde yarı yüzer yarı karaya oturur pozisyonlarda yer alabiliyorlar.

Form olarak kümbet sarnıçlarına benzeyen geometrisi aynı çalışma prensibi ile yoğun yağış alan dönemlerde yağmur suyunu depolayabiliyorlar. Depolanan su alt böllümlerde bulunan arıtma sisteminden geçerek gerekli olduğu dönemlerde şehre dağıtılabiliyor. Mega sarnıçlardan dağıtıma çıkan temiz su şebeke hattı boyunca konumlandırılan yeni su kuleleri aktarılıp dağıtımı sağlanıyor. Bir diğer su yapısı şehrin dere ve akarsu yatakları üzerindeki yapılaşma bölgelerinde konumlanan su küreleri. Bu büyük küreler yoğun yağış dönemlerinde suyun mazgallardan kanalizasyona akmadan körüklü borularla çekilmesini sağlıyorlar. Bu kürelerde biriktirilen su daha sonra arıtılarak tekrar şebeke hattına gönderilebiliyor. Böylece hem kanalizasyondan akıp gidecek suyu geri kazanmış hem de olabilecek muhtemel sel vakalarını önlemiş oluyorlar.

 

2000-2025 (Construction Nation / İnşaat Ulusu)

– İnşaatlar son hızla devam ederken kamusal alanlar yok olmaya başlar.

– İnşaat, ekonominin sürdürebilir olması için birincil derecede önemli hale gelir.

– İstanbul kıyı şeridinde mega projelerin inşaatı başlar.

– İstanbul ekolojik olarak kapasitesinin üstünde bir yaşam alanı için ranta açılır.

– Mega projelerle restorasyon adı altında kültür varlıkları yok edilir. Kent silüeti değişime uğrar.

– Suriye iç savaşı ile birlikte çok sayıda suriyeli göçmen İstanbul’a gelir.

– İnternet teknolojisi gelişir ve sosyal medya insan yaşamında önemli bir mecra haline gelir.

– Kıyı şeridindeki Kabataş Martı ve Galata Port projeleri tamamlanır.

– 3. Havalimanı inşaatı ve 3. Köprü yolu hattı tamamlanır.

 

2025-2050 (Virtual Society / Sanal Toplum)

– Mega projeler mega ekolojik yıkımlara sebep olur. (kanal istanbul)

– Suriye iç savaşı sona erer. Istanbul’da yeni suriye kentleri oluşur.

– Metropoller megapollere dönüşür.

– Sanal gerçeklik teknolojisi hayatın her alanına girer.

– Doğal kaynakların kritik derecede yok oluşu ve ekolojik zararların geri dönülemez yola girişi ile paylaşmak / paylaşarak yaşamak zorunlu hale gelir. (suya kota gelir)

– Kent içinde daha yoğunlaşmış / sıkışmış bir yaşam formu oluşur.

– Küresel ısınma ile eriyen buzullar İstanbul kıyılarında etkisini gösterir. Sular 2 m ye kadar yükselir.

– Kıyılardaki doldu alanlar suyun altında kalır.

 

2050-2075 (Artifitial Living / Yapay Yaşam)

– İklim değişiyor, doğal kaynaklar azalıyor… Ekonomik model, ekolojik değişimler ve teknolojik gelişmeler üzerine planlanan inovasyonlarla şekilleniyor.

– Kısıtlı kaynaklar, temel ihtiyaçlar üzerinden şekillenen ekonomik faaliyetleri birincil derece önemli hale getirir. (su/gıda/barınma)

– Yapay zeka bir çok mesleği işlevsiz bırakırken, yeni mesleklerin oluşmasına da olanak sağlıyor.

– Ülkeler arası ulaşım süresi 10’da 1 oranında düşer.

– Tarih / Kimlik / Merkez / Coğrafya kavramları özerkliklerini yitirir.

– Suların yükselmesi ile birlikte su altında kalan kıyı bölgelerinde mülkiyet kavramı ortadan kalkar. Yeni merkezler bu alanlarda konumlandırılır.

– Kent kavramı değişir. Formsuz / Biçimsiz modeller oluşur.

 

2075-2100 (Android Living / Android Yaşam)

– Değişime ve dönüşüme uğrayan başlıca sektörler; eğitim, sağlık, gıda, su, barınma, sanayi olur.

– İklim değişikliğinin etkileri insan yaşamını olumsuz yönde etkiler. Yaşamak için en elverişli bölgeler kıyı alanlarındaki kapalı yapay ekolojik alanlar olur.

– Mobilite yaşamın ta kendisi olur.

– Göçebelik farklı bir gerçeklikte yaşanır.

– Hiç bitmeyen bir turist olma hali yaşanır.

– Yeni mit geçicilik üzerinden kurgulanır.

Proje Yeri

İstanbul

Program

Kentsel Tasarım

Tür

Araştırma Projesi

Tasarım Ekibi

Emre Engin, Ayşegül Karaman

Danışmanlar

Mehmet Kütükçüoğlu, Ömer Selçuk Baz